En sık görülen kalp hastalıkları
Kalp hastalıkları tek bir hastalıktan oluşmaz; farklı organ yapıları ve farklı mekanizmalar üzerinden gelişen birkaç ana grupta toplanır. Bu sayfada en sık karşılaşılan kalp hastalığı tiplerini, ne anlama geldiklerini ve günlük hayatta hangi yakınmalarla karşımıza çıkabildiklerini özetliyorum.
Koroner arter hastalığı (KAH). Kalbi besleyen koroner damarların içinde zamanla plak birikmesiyle damar çapı daralabilir. Bu daralma kalp kasına giden kan ve oksijenin azalmasına yol açar. En tipik yakınma eforla gelen, dinlenmekle azalan göğüs ağrısı veya baskı hissidir (anjina). Bazen “göğüste sıkışma”, “yanma”, “ağırlık” şeklinde tarif edilir. Plak yırtılması ve pıhtı oluşumu ile damar aniden tıkanırsa kalp krizi gelişebilir.
Kalp krizi (miyokard enfarktüsü). Koroner damarların birinin aniden tıkanması sonucu kalp kasının bir bölümü oksijensiz kalır ve hasar görür. Göğüs ağrısı en bilinen belirtidir, ancak bazı kişilerde baskın yakınma nefes darlığı, aşırı terleme, bulantı, ani halsizlik veya sırta, kola, çeneye vuran ağrı olabilir. Erken müdahale kalp kası kaybını azaltabildiği için bu tablo acil kabul edilir.
Kalp yetmezliği. Kalbin pompa gücünün azalması veya kalbin yeterince iyi dolamaması sonucu vücudun ihtiyacı olan kan akımı sağlanamayabilir. Nefes darlığı (özellikle eforla), çabuk yorulma, gece artan nefes darlığı, ayak bileklerinde şişme, hızlı kilo artışı gibi bulgular görülebilir. Kalp yetmezliği tek bir “neden” değildir; çoğu zaman hipertansiyon, koroner arter hastalığı, kapak hastalıkları veya kalp kası hastalıklarının bir sonucu olarak ortaya çıkar.
Ritim bozuklukları (aritmiler). Kalbin elektriksel iletim sistemi kalp atım hızını ve ritmini düzenler. Bu sistemdeki düzensizlikler çarpıntı, düzensiz atım hissi, baş dönmesi, halsizlik, bazen bayılma ile kendini gösterebilir. Aritmiler “hızlı” (taşikardi) veya “yavaş” (bradikardi) olabilir. Bazı ritim bozuklukları iyi huylu seyrederken, bazıları pıhtı ve inme riskini artırabilir veya acil müdahale gerektirebilir.
Kalp kapak hastalıkları. Kalp kapakları kanın doğru yönde akmasını sağlar. Kapaklarda daralma (stenoz) veya kaçak (yetmezlik) gelişebilir. Zamanla nefes darlığı, çabuk yorulma, çarpıntı, bacaklarda şişme gibi yakınmalar ortaya çıkabilir. Bazı kapak hastalıkları sessiz ilerleyip rutin muayenede üfürüm duyulmasıyla fark edilebilir.
Kardiyomiyopatiler (kalp kası hastalıkları). Kalp kasının yapısının veya işlevinin bozulduğu hastalıklardır. Kalp kası kalınlaşabilir, genişleyebilir veya daha sert hale gelebilir. Nefes darlığı, çarpıntı, göğüs ağrısı, bayılma gibi belirtiler görülebilir. Bazı tipleri genetik geçiş gösterebildiği için aile taraması gerekebilir.
Doğuştan kalp hastalıkları. Doğumdan itibaren var olan kalp yapısal problemleridir. Çocuklukta fark edilebileceği gibi hafif formlar erişkin dönemde de saptanabilir. Eforla çabuk yorulma, nefes darlığı, çarpıntı veya tesadüfen üfürüm duyulmasıyla gündeme gelebilir.
Perikard hastalıkları (kalp zarı) ve miyokardit. Kalp zarı iltihabı (perikardit) veya kalp kası iltihabı (miyokardit) göğüs ağrısı, nefes darlığı, çarpıntı ve halsizlik yapabilir. Bazı viral enfeksiyonlar sonrası görülebilir. Belirtiler ani başlayabilir ve değerlendirme gerektirebilir.
Not: Bir kişide aynı anda birden fazla grup bulunabilir. Örneğin hipertansiyon hem koroner arter hastalığı riskini artırabilir, hem de zamanla kalp yetmezliğine zemin hazırlayabilir. Bu yüzden “tek tanı” yerine çoğu zaman “risk profili + kalbin mevcut durumu” birlikte değerlendirilir.
Ne zaman doktora?
Yeni başlayan veya giderek artan göğüs ağrısı/baskı hissi, nefes darlığı, çarpıntı atakları, baş dönmesi veya bayılma, bacaklarda belirgin şişlik, efor kapasitesinde belirgin azalma gibi yakınmalar olduğunda tıbbi değerlendirme alınması uygun olur. Göğüs ağrısı 10 dakikadan uzun sürüyor, soğuk terleme, bulantı, nefes darlığı veya bayılma eşlik ediyorsa acil başvuru düşünülmelidir.
Bu sayfadaki bilgiler genel bilgilendirme amaçlıdır. Tıbbi bilgiler zamanla değişebilir. Kişisel durumunuza en uygun ve en doğru değerlendirmeyi hekiminiz yapacaktır; tanı, tedavi ve diğer sorularınız için doktorunuza başvurmanız uygun olur.